30 Mayıs 2013 Perşembe

Küçük Kara Balık

Samed Behrengi başlı başına bir yazar değildir benim için. Çok şey çağrıştırır bana! Daha dün gibi hatırlarım. İlkokul birinci sınıftayım. Harfler, heceler... "Emel ılık süt içer.", "Ömer mısır yer." Okumayana ilk sökenlerdenim sınıfta. İlkokul öğretmenim, laf aramızda ilk aşık olduğum insan:) , okumayı söken öğrencilere kitap hediye ederdi. Benimki de : Bir Şeftali Bin Şeftali'ydi. O yüzden Samet Behrengi de bu kitap da özeldir benim için.

Yıllar sonra, ki lise çağlarıma denk düşer, küçük bir kıza hediye etmek için kitap aldım: Küçük Kara Balık. Vermeden önce okudum tabi ki kitabı. :) Ve yine beni şaşırtmayan bir kitap tabi ki. Bir masal kitabında eşitlik, özgürlük gibi hâlâ daha üzerinde sıkça tartıştığımız temel taşları irdeleyen bir yazar. Belki de bu yüzden sadece çocuklara değil, 7den 70'e herkese hitap ediyor İranlı yazar.

Yıllar sonra çok sevdiğim bir dönem dizisinde, beni ağlatan bir sahnede yine Samet Behrengi. Çemberimde Gül Oya'yı izleyeniniz varsa anlamıştır ne demek istediğimi. Bırakın eşitliği, özgürlüğü; insanların istediği kitabı okuyamadığı bir dönemden bahsediyoruz. İlkokul çocuklarının gözünün önünde kitap yakılan bir ülke ve bir dönem bu. Yorum yok!



"Türkiye'yi sevmeyi anlat birilerine, birileri hep yanlış anladı çünkü."



Şimdi de yakın bir arkadaşım da yine Samed Behrengi'nin Püsküllü Deve'si vardı. Onu da ekledim okuduklarım kısmına. Küçük bir çocuğun oyuncakçıda gördüğü deveyi alma daha doğrusu hayal gücüyle yarattıklarına şahit olduk bu seferde.

Ben yeni nesil tanıdığım çocuklara ilk Behrengi hediye ediyorum. Benim için özel oldu, onlar için de özel olsun diye. Belki düşünmenin suç olmadığı bir dünya kurarlar diye...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder